7 Nisan 2017 Cuma

Eğitim ve Sen


Gelişiyoruz değil mi? Ülkemiz , dünyamız gelişiyor. Bu öyle bir gelişim ki insanları yalnızlaştırıyor ve aynı zamanda bağımlı hale getiriyor. Sigara bağımlıları, sosyal medya bağımlıları, oyun bağımlıları ve daha da fazlası... İnsanları geliştirmek adı altında kötü bir hale getirdiler.

      Niye erkek çocukları oyun bağımlısı oldu ve asosyalleşti? Niye liseye giden kızlarımızın çoğu sosyal medya bağımlısı? Niye bu popülerlik yarışı ya da erkeklerimizin gitgide korkaklaşması ve utangaçlaşması? Eğitim önemli tabii ki . En önemli ihtiyaçlarımızdan biri hatta. Doğru mu veriliyor peki eğitim? Tabii ki de hayır. 40 kişiyi bir sınıfa koy, çoğu gerçek hayatta işe yaramayacak ezber bilgiler öğret. Çocuğa yükle her şeyi. Ne oldu peki? Çocuk bu yükün altında ezildi. Çocuk dışarı çıkmak istemiyor çünkü onun dersi var çıkarsa vakti kalmaz. Düşünüyor biraz çıksam ne olur diye . Yok olmaz öğretmeni kızar çocuğa yine. Çocuk zamanla dışarı çıkmamaya başlıyor. Alışıyor belki de ev hayatına . İnsanlarla ilişkiler bozuluyor, dışarıda rahat değil artık o çocuk. Eğitim sistemi mutlu musun? Bir çocuk daha eve çekildi, tek tip öğrencilere devam... Keşke insanlara gereksiz ezber dersler yerine hayatı öğretebilseydiniz.

       Tamam okulda verilen eğitim kötü ama aile çocukları eğitemez mi o da mı kötü yoksa? Bazıları şanslı tabikii de bu açıdan bilinçli ailelere sahipler. Bilinçsiz ailelerdeki çocuklara ne oldu peki? Ailelerinden destek alamadılar. Dışarı çıkmak istediler onlar fakat reddedildiler çünkü televizyonda annelerinin dizisi vardı. Anneleri aldatılma, cinayet olaylarını izlemeyi çok severdi. Gece yatarken bir hikaye dinleyip yatmak istediler hep.

     Her insanın hayatında bir akıl ustasına ihtiyaç var aslında. İnsanın doğru amaçlardan sapmaması için, hayatını şekillendirmesinde yardımcı olmak için... Bu kimilerine göre aileden biri, bir dost ya da bir yazar... Bazı kişilerde bu eksik kalıyor işte. Hayatlarındaki önemli kararlarda emin olamıyorlar, danışamıyorlar birilerine  fakat bunun önüne geçilmesi de mümkün. Binlerce kitap var akıl ustaları tarafından yazılmış, milyonlarca yazı. İnternet var elinin altında, kütüphane var bedava.

     Yani demek istediğim sen istersen her şeyi başarabilirsin. Evet okul ya da ailen sana engel oluyor olabilir ama unutma ki başarmak istiyorsan çabalamak zorundasın. Başarıya ulaşman dileğiyle...


3 Nisan 2017 Pazartesi

INTOUCHABLES





 Birbirinden tamamen farklı iki insanın bir araya gelmesini ve zamanla aralarında kurulan güçlü dostluğu anlatan 2011 yapımı Fransız komedi ve dram filmi Intouchlables gerek müzikleri gerekse sade anlatımıyla dikkat çekiyor. Filmdeki anlatım ne kadar sade olsa da derinden işliyor. Philippe ( François Clüzet ) ve Driss ( Omar Sy) arasında başlayan beklenmedik iş gereği oluşan beraberlik güçlü bir dostluğa dönüşüyor. Entelüektüel , zengin , sessiz ve kibar bir insan olan  Philippe , siyahi , fakir , rahat ve nispeten kaba bir insan olan Driss hem kendi hayatında hem de Philippe hayatında birçok değişikliğe sebep oluyor. Hikayesinden dolayı birçok gönderme bulunan film sade anlatımından ötürü hiç sıkmıyor. Filmde ırkçılığa , engellilik , dostluk gibi kavramları anlatan film hem komik hem de doğal bir film.
     İkili arasındaki dostluk dengeli bir şekilde ele alınırken , zor şartlar altında da keyif alınabileceğini gösteriyor. Diyaloglar yerinde, fazla abartılmamış ya da eksik bırakılmamış. Bir çok komedi filmine ders niteliğindeki film. Fransız kültürü hakkında az da olsa bilgi ediniyoruz. Yaşamı engelli bir kişinin gözünden bakıyoruz. Hayattan aldığı keyfi , insanlarla olan ilişkilerini ve yaşam mücadelesini daha iyi anlıyor ve tanık oluyoruz. Intouchlables' a benim puanım 10 üzerinden 9. Her zaman açılacak , izlenilecek ve keyif alınacak bir film.


2 Nisan 2017 Pazar

THE SPECTACULAR NOW





Shailene Woodley , Miles Teller , Brie Larson gibi genç ve yetenekli oyuncuların yer aldığı The Spectacular Now içimizi ısıtan bir gençlik filmi. Hem ailesel hem de kişisel problemlerle kendini kaybeden bir gencin farklı ve iyi bir kızla tanışması sonucunda hayatının değişmesini , sorumluluklarını hatırlamasını konu alan film benim açımdan gayet iyiydi. Eksikleri yok muydu ? Tabii ki vardı. Senaryo ve senaryonun işlenişi daha iyi olabilirdi. Bu yüzden bu filme benim puanım 10 üzerinden 8 . Boş vakitlerde açıp izlenebilecek güzel ve farklı bir film olmuş.

HERŞEY SENDE GİZLİ

         
Yerin seni çektiği kadar ağırsın
Kanatların çırpındığı kadar hafif..
Kalbinin attığı kadar canlısın
Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç…
Sevdiklerin kadar iyisin 
Nefret ettiklerin kadar kötü..
Ne renk olursa olsun kaşın gözün
Karşındakinin gördüğüdür rengin..
Yaşadıklarını kar sayma:
Yaşadığın kadar yakınsın sonuna;

Ne kadar yaşarsan yaşa,
Sevdiğin kadardır ömrün..
Gülebildiğin kadar mutlusun
Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin
Sakın bitti sanma her şeyi,

Sevdiğin kadar sevileceksin.
Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer
Ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın
Bir gün yalan söyleyeceksen eğer
Bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın.
Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret
Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın
Unutma yagmurun yağdığı kadar ıslaksın
Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak.
Kendini yalnız hissetiğin kadar yalnızsın
Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü.
Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin..

İşte budur hayat!
İşte budur yaşamak bunu hatırladığın kadar yaşarsın
Bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün
Ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun
Çiçek sulandığı kadar güzeldir
Kuşlar ötebildiği kadar sevimli
Bebek ağladığı kadar bebektir
Ve herşeyi öğrendiğin kadar bilirsin bunu da öğren,
Sevdiğin kadar sevilirsin…
                                                       - CAN YÜCEL


ADIM ATMAK

                           
Çocukken herkesin bir arzusu vardı değil mi ? Benimki neydi biliyor musunuz ? Futbolcu olmak. Arkadaşlarımın futbol kursuna gitmesinin de etkisi vardı tabi ki de. Ben de gitmek istiyordum normal olarak fakat aileme bu konuyu söylememle reddedilmem bir oldu. Çocukken bazen her şey yolunda gitmiyor değil mi ? Benim de futbolcu olma hayallerim suya düştü ve normal yaşama döndüm. Sana  da aynısı olmuştur belki de. Maalesef ki ailelerimize göre bu tür uğraşlar hoş görünmüyor. Derslerimize engel olur deniyor. O zamanlar çocuktum ve hemen bıraktım işin peşini fakat şimdilerde hepimizin yeterli imkanı var. Niye hayallerimizin peşinden gitmiyoruz öyleyse. Tamam artık futbolcu olmak istemiyorum fakat şimdilerde yazar olmak istiyorum. Öyle normal bir yazar da değil insanlara ilham veren , önemli bir yazar olmak istiyorum. Zor gibi görünüyordu başlarda. Hep ertelerdim yazmayı fakat anladım ki adım atmadan hiçbir şey olmuyor. Hayatım boyunca hayalimde kalmasındansa bir deftere ya da bloğa yazı yazmam içimi rahatlattı. Küçükte olsa bir adım attım , çabaladım. Bunlar güzel şeyler fakat ilk adımdan sonra bırakırsam hiçbir manası kalacak mı ? Bu yüzden yazarlık adını verdiğim merdivenimden yavaş yavaş fakat sağlam adımlarla çıkmak istiyorum. Bu bloğun amacı da bu zaten. Bazen iyi bazen de kötü yazılarla burada olacağım. Bazen iyi bazen de kötü eleştiri alacağım. Merdivenden düşecek miyim yoksa en tepesine mı çıkacağım bunu zaman gösterecek...

UMUDUN İÇİN GÜL

                         
     Son yıllarda bizim neye ihtiyacımız var biliyor musunuz ? Gülmeye evet. Çünkü biz gülmeyi unuttuk maalesef. Herkesin yüzü somurtkanlaştı sanki. Gülen insanlara ise ters ters bakılmaya başlandı. Yanlış bir şeymiş gibi. " Sonra konuşalım mı ? Moralim bozuk . " ben sahşen bu sözleri duymaktan yeterince sıkıldım. Ne oldu bunlara derseniz derslerim kötü diyor ah be kardeşim dünyanın sonu sanki üzülme bu kadar. Ne oldu derseniz kimse beni sevmiyor diyor ağlamak çözüm mü sanki onlarla konuş onları daha fazla sev onlar da seni sevsin. Ama insanlar bu sözleri dinlemedi. Daha da fazla üzüldü. Oysaki hayatta o kadar acı olaylar var ki: Katliamlar , hastalıklar ve daha da fazlası ...Maalesef ki ülkemiz de senin hayatın da kötü durumda fakat umudunu kaybetme sakın. Sen hep gül çünkü seni gören insanlara mutluluk saçacaksın çünkü sen umudunu yitirmedin. Önemli olan da bu bana göre.

"Unutma Red , umut iyi birşeydir. Belki de en iyisi ve iyi şeyler asla ölmez."
                                          


Eğitim ve Sen

Gelişiyoruz değil mi? Ülkemiz , dünyamız gelişiyor. Bu öyle bir gelişim ki insanları yalnızlaştırıyor ve aynı zamanda bağımlı hale getiriyo...